Milli Güvenlik Nedir

Milli Güvenlik Nedir

1933-1949 yılları arasında Yüksek Müdafaa Meclisi Umumi Katipliği, 1949-1962 yılları arasında Milli Savunma Yüksek Kurulu ve Genel Sekreterliği, 1961 Anayasasına göre Milli Güvenlik, Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği isimleri ile faaliyet göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasasının 118. maddesiyle bugünkü haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulaması ile ilgili kararların alınmasını ve gerekli kurumlar arası eşgüdümün sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirmekle görevlidir

MGK, gerekli haller dışında iki ayda bir defa cumhurbaşkanı başkanlığında toplanır. Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, içişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.

Milli Güvenlik Kurulunun gündemi Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır Milli güvenlik devletin anayasal düzenini, milli varlığını, bütünlüğünü, uluslararası alanda siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik bütün çıkarlarını ve uluslararası antlaşmalarla belirlenen haklarını her türlü iç ve dış tehditlere karşı koruması ve kollamasıdır.

Milli Güvenlik Kurulunun Görevleri Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, belirlenmesi ve uygulanmasıyla ilgili konularda görüş tespit etmek.

Milli hedef, plan ve programların gerçekleştirilmesine ilişkin önlemleri belirlemek. Milli güç unsurlarının milli hedefler yönünden güçlenmesini sağlayacak temel esasları belirlemek.

Devletin varlığı, bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunmasıyla ilgili önlemleri tespit etmek.

Anayasal düzeni koruyucu, milli birlik ve bütünlüğü sağlayıcı, Türk milletini Atatürkçü düşünce doğrultusunda, milli ülkü ve değerler etrafında birleştirerek milli hedeflere yönlendirici önlemleri belirlemek.

Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali için görüş tespit etmek Topyekün savunma, milli seferberlik ve diğer konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlara, vatandaşlara düşecek hizmet ve yükümlülükler ile bu hususlarda yapılacak planlara temel teşkil edecek esasları tespit etmek.

Milli güvenlik kapsamına giren konularda yapılan ve yapılacak milletlerarası antlaşmalar hakkında görüş tespit etmek Milli Güç Bir ulusun, hedeflerine ulaşabilmek amacıyla kullanılabilecek maddi ve manevi kaynaklarının toplamına Milli Güç denir.

Milli Güç Unsurları Siyasi Güç Bir devletin milli hedeflerine erişmek, erişilenleri koruyup geliştirmek ve milli menfaat sağlamak amacıyla kullandığı siyasi kuvvetlerin toplam verimidir.

Askeri Güç Ulusal politikanın uygulanmasında ve ulusal hedeflerin elde edilmesinde kullanılan fiziki güce askeri güç denir Ekonomik Güç Milli gücün tüm unsurlarının gelişip güçlenmesi için gereken maddi ve parasal ihtiyaçlar, ekonomik güç tarafından karşılanır.

Nüfus Demogratik Güç Bir ülkede yaşayan insanların sayısı nüfus gücünün başlıca etkenlerinden biridir Coğrafi Güç Bir devletin coğrafyasına ait canlı veya cansız, doğal ve yapay, gerçek ve nispi göreli tüm değerler onun milli gücünün coğrafi unsurunu oluşturur.

Bilimsel ve Teknolojik Güç Günümüzde bilim ve teknoloji alanlarında etkin ve yeterli bir düzeye ulaşamayan devletler büyük topraklara, zengin doğal kaynaklara sahip olsalar bile büyük ve güçlü devletler arasında sayılmazlar.

Psiko Sosyal ve Kültürel Güç Psiko sosyal ve kültürel güç toplumun sahip olduğu ve tarihten gelen maddi ve manevi değerlerin topluma sağladığı güçtür. Buna kısmen moral güç de denilebilir.

Komşularımız ve Tarihsel Hedefleri Yunanistanın Hedefleri Türkiyenin iç güvenliğini tehdit eden unsurlara destek vermektedir Türkiyenin Batı ile bütünleşme yolundaki çabalarına engel çıkarmaktadır.

Türkiye ile sorunları olan doğu ve güneydoğu ülkeleriyle savunma ve işbirliği anlaşmaları imzalamaktadır Türkiyenin ilgi sahası olan Balkanlar, Karadeniz, Orta Asya gibi bölgelerde etkinliğini azaltmaya çalışmaktadır.

Ermenistanın Amacı Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Ermenistan tarihte var olduğuna inandığı Büyük Ermenistanı kurmak amacındadır. Şu anda bulunduğu topraklar ile Azerbaycan, Doğu Anadolu ve güney illerimizin bir kısmını içine alan bir devlet kurmak peşindedir. Bu amaçla da başta bölücülük olmak üzere Türkiyeyi yıpratıcı tüm hareketlere destek vermektedir.

Türkiyenin iştirak Ettiği Önemli Uluslararası Siyasi Organizasyonlar Uluslararası Organizasyonların Önemi Ülkeler arasında meydana çıkacak anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözülmesi amacıyla tüm ülkelerin, uluslararası güvenlik konularında veya ülkelerin kendi aralarındaki anlaşmazlıklar hususunda, konuları tartışabilecekleri, ortak çözüme ulaşabilecekleri uluslararası platformlara ihtiyaç vardır. Uluslararası organizasyonlar, ülkeler arasındaki sorunları ve savaş tehlikesini azaltmıştır.

II. Dünya Savaşından sonra çeşitli organizasyonların oluşması dünya barışına katkıda bulunmuştur. Bu katkı siyasal sistem farklılıklarının azalmasıyla artmaktadır.

Türkiyenin Üye Olduğu ittifaklar Birleşmiş Milletler BM Kuruluş Amacı ve Tarihçesi Dünyada barış ve güvenliği korumak, eşitlik ve kendi kaderini belirleme ilkeleri temelinde dostluk ilişkilerini geliştirmek, ekonomik, sosyal, kültürel ve beşeri sorunları azaltmak ve çözmek için uluslararası işbirliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Üye sayısı 180 i geçmiştir.

Avrupa Birliği AB Kuruluş Amacı ve Tarihçesi Avrupa Birliği, II. Dünya Savaşının büyük ölçüde yıktığı Avrupanın mümkün olan en geniş ve en etkin işbirliği çerçevesinde birleşip bütünleşmesini amaçlamaktadır.

Türkiyenin Statüsü ve Türkiye Açısından Önemi Türkiye tam üyelik öngören bir ortaklık için 9 Temmuz 1959 tarihinde girişimde bulunmuş, 12 Eylül 1963 te Türkiye – Avrupa Birliği ortaklık antlaşması imzalanmıştır. Avrupa Birliğine tam üye olmayı amaçlayan Türkiye 14 Nisan 1987 de tam üyelik başvurusunda bulunmuştur. 10 Aralık 1999 da Helsinki Zirvesinde Türkiyenin tam üyelik için adaylığı kabul edilmiştir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren Gümrük Birliği uygulaması başlatılmıştır.

Türkiye laik – demokratik bir yönetim şeklini benimsediğinden Avrupa ile yakınlaşma ve bütünleşme politikası izlemektedir. Türkiyenin Avrupa Birliğine tam üye olması bu konuda atılacak en önemli adım olacaktır

Ayrıca kontrol et

Transpalet Nedir

Transpalet Özellikleri Araçların yapılış amaçları yük taşımak, ağır yükleri bir noktadan başka bir noktaya (yatay …