Sevr Antlaşması Tanımı

Sevr Antlaşması Tanımı

Sevr Antlaşması Birinci Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı imparatorluğu ile Müttefik Devletler arasında, 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanmış olan şartları çok ağır antlaşma. Müttefik Devletler Osmanlı imparatorluğu ile yapılacak barışın ana hatlarını 24 Nisan 1920 tarihinde San Remoda tespit etmiştir. 11 Mayısta da, Osmanlı Hükümeti tarafından incelenmesi için, Osmanlı heyetine vermişlerdir

Bu şartlara heyet ilkin itiraz etmek istemiş, fakat padişah Vahdettinin başkanlığında toplanan heyet tarafından, bu şartlar Rıza Paşanın dışında herkes tarafından kabul edilmiştir. Bunun üzerine, Bağdatlı Halil Paşa, Rıza Tevfik, Bern elçisi Reşat Halisten kurulu bir heyet, bir Fransız savaş gemisi ile Fransaya gitmiş ve Pariste Sevr mahallesinde antlaşmayı imza etmiştir 10 Ağustos 1920. Osmanlı imparatorluğunun sonu olan fakat Mustafa Kemal Paşanın önderliği altında zaferle sonuçlanan Milli Mücadele hareketi üzerine yürürlüğe giremeyen Sevr antlaşmasının başlıca hükümleri şunlardır istanbul, Osmanlı Devletinin merkezi olarak kalıyordu. Fakat Osmanlı devleti azınlıkların haklarını gözetmezse, istanbul Türklerin elinden alınacaktı.

Boğazlar, savaş zamanında bile bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve Boğazlar Komisyonu adını taşıyan bir komisyon idaresinde bulunacaktı. Merkezi istanbul olan bu komisyonun ayrı bütçesi ve ayrı bayrağı olacaktı. istanbulda çalışacak bir komisyon Doğu Anadolu Türk illerini Kürdistan adı altında teşkilatlandırmak için bir muhtariyet idaresi projesi düzenleyecekti.

Doğu Anadolu illerinin bir bölümünde bağımsız bir Ermenistan kurulacak, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır Birleşik Amerika Devletleri Cumhurbaşkanı Wilsonun hakemliğine bırakılacaktı.

Trakyanın Midye doğusunda Podima denilen yerin yedi kilometre kuzey doğusunda bir noktadan Marmara kıyısında Kalikrationun bir kilometre güney doğusuna kadar uzanan bir hattın batısında kalan kısmı Yunanistana ait olacaktı, imroz ve Bozcaada adaları da Yunanistanın egemenliğinde kalacaktı. Suriyeyi Fransaya bırakıyordu.

Arabistan ve Mezopotamya Musul dahilingiltereye bırakılıyordu Bunların dışında mecburi askerlik hizmeti olmayacak elli bin kişilik bir ordu olacak bunun otuzibeş bini jandarma, onbeş bini asker olacak ordunun ağır silahları bulunmayacaktı.Azınlıklara Türklerinkinden aşırı haklar verilecek, bundan başka Müslüman milletlerden de azınlık hakları kabul edilen toplumlar kurulacaktı

Ayrıca kontrol et

Laiklik Nedir

Laiklik Nedir Laiklik Ne Demek? Laiklik Nedir Kısaca? Laiklik Ne Demektir? Laiklik Hakkında? Laiklik Nedir? …