Denizli Tarihi

Denizli Tarihi

Denizli Tarih, Denizli il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Şehir merkezi için Denizli sayfasına gidiniz. denizli, Türkiyenin Ege Bölgesinin güneybatısında bulunan, turizm, tekstil endüstrisi ve ulaşım açısından önemli bir ildircoğrafi konumu Denizli il tabelası Anadolu Yarımadasının güneybatı, Ege Bölgesinin güneydoğusunda yer almaktadır. Ege ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit durumundadır. Denizli ilinin her iki bölge üzerinde de toprakları vardır

Denizli ili 28o38 – 30o05 doğu meridyenleri doğu uç noktası Çivril ilçesi Gümüş su – Gökgöl Koyu Dinar sınırında Efekli Tepe, batı uç aydın, Manisa güneyde Muğla kuzeydoğuda uşak illeri ile komşudur. Yüzölçümü 11.868km², denizden yükseltisi ise 428mdir.

Denizli belediyesi Delikliçınar Meydanı iklimi ilin kuzey kısmı Ege, güney kısmı Akdeniz bölgesine dahildir. Kıyı kesimlerinden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan, kuzey kısımda az da olsa iç bölgelerin iklimi hissedilir. ege bölgesi ikliminden sıcaklık olarak biraz düşük farklılıklar görülebilir. Denizlide dağlar genel olarak denize doğru dik olduğundan, denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır. Kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir. ilde yıllık sıcaklık ortalaması 15,8

Nüfus ilin 2007 yılı nüfus sayımı sonucuna toplam nüfusu 901.029dir Denizlinin nüfusu yaklaşık olarak 330.000dir. Merkez hariç 18 ilçe, 300 belediye, 845 köyü vardır. içişleri Bakanlığınca sürdürülen MERNiS Projesi çalışmaları neticesinde ilde de tüm vatandaşların % 97sine vatandaşlık numarası verilerek nüfus işlemlerinde gerekli serilik sağlanmış ve işlemler sorunsuz olarak sürdürülmektedir.

Tarihçe Denizli adı Denizli şehri ilk defa, bugün şehir 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında, M.Ö. 261 – 245 yılları arasında, Suriye Kralı II. Antiokhos tarafından kurulmuştur. II. Antiokhos kente karısı Laodikenin adını vermiştir. Laodikenin kenti anlamına gelen Laodikeia adını alan kent, M. S. 7. yüzyılda büyük bir depremle yıkılınca, kent bugünkü Kaleiçi mevkiine taşınmıştır. Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra, kenti Ladik adıyla anmışlardır.

Denizli adına, tarihi kaynaklarda başka başka isimler olarak rastlamaktayız. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi seciye sicilleri Ladik ismini vermektedir. ibni Batutanın seyahatnamesinde Tunguzlu denilmektedir. Mesalikullebsarda da Tunguzlu olarak kaydedilmiştir.

Timurlenkin zafernamesini yazan, Şerafettin Zemdi Tenguzlug ve Tonguzlug gibi iki isimden bahsetmektedir. Tensiz kelimesi eski Türkçede deniz demektir. Tunguzlu ise bugünkü imlasıyla Denizli demektir. Netice olarak Denizli adı, Tenguzlu ve Tunguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmesinden bugünkü şeklini almıştır.

ilk Fetihler Denizli ve havalisinde Türkler ilk defa 1070 yılında görüldüler. Afşin Bey bütün Anadoluyu kastettikten sonra Laodikyayı yağma ederek, Honazı zaptetmiştir. 1071 yılından sonra Denizli ve çevresi Kutalmışoğlu Süleyman Şahin mahiyetindeki beyler tarafından fethedilmiştir.

1097 yılında Bizans imparatoru Aleksis Komnenos, Yuannis Dukası Batı Anadolunun fethi için görevlendirdikten sonra bu yöre Bizanslıların eline geçti. Bu sırada Türk kuvvetleri Orta Anadoluda bulunuyordu. Bizanslıların elinde kısa bir süre kalan bu güzel beldemiz 1102 yılında yeniden Kılıçarslan tarafından zapt edilmiştir. Bu tarihten sonra Türk kuvvetleri Alp Arslanın komutasında Bizans topraklarına sürekli akınlar yapıyordu

1119 yılında Bizanslılar, büyük bir ordu ile Denizli ve havalisine saldırdılar. Bu bölgede az sayıda Türk kuvveti bulunduran Alparslan önderliğindeki Türkler, bu yöreyi terketmek zorunda kalmıştır. Ertesi yıl tekrar gelen Bizanslılar Uluborlu taraflarına kadar istila ettiler

1147 yılında II. haçlı Ordusu Fransız Kralı VII.Luinin komutasında, Ege Bölgesinden güneye doğru hareket ederek, Denizli civarını işgal etmiştir. Buradan antalya istikametine hareket eden Haçlı Ordusunun öncü birlikleri, Acıpayam Ovasını geçtikten sonra, ordunun ağırlıkları ve artçı birlikleri aynı yolu takip ederek, Kazıkbelinden geçmek için hareket etmişlerdi. Fakat orada yapılan çetin gerilla savaşlarında Haçlı Ordusu çok büyük kayıp vermiştir.

1177 yılında Bizans imparatoru Manuel Komnenos, Selçuklu topraklarına yeni bir sefer düzenleyerek Laodikya ve civarını yağma edip istanbula dönmüştür. Ertesi yıl Türkler Laodikyaya gelerek şehri zaptetmişlerdir. Manuel Komnenos 1176 yılında büyük bir ordu ile Laodikya ve Honaz civarını geri almışsa da Selçuklularla yaptığı savaşta yenilmiştir

II.Kılıçarslan bundan sonra sınırlarını genişleterek Bizans topraklarına akınlar düzenlemiştir. Selçuklular, Atabey komutasında yapılan bu akınlardan büyük ganimetler elde ediyordu. Bizanslılar Atabey komutasındaki bu orduyu Sarayköy yakınlarında pusu kurarak mağlup ettiler. Bu savaşta Atabey şehit oldu.

Bu tarihlerden sonra Denizli ilinin doğu kısımlarına Türkler yerleşmeye başladı. Böylece Türk akıncıları, Küçük Menderes Vadisine kadar ilerleme fırsatını bulmuşlardır. 1190 yılında II.Haçlı Ordusu Laodikyaya gelmiştir. Haçlı Ordusu Komutanı Frederick Barbarossa, Bizanslılar tarafından sevinçle karşılanmıştır. Buraya yerleşmiş olan Türk boyları, çadırlarını bırakarak dağlara çekilmişler ve Haçlı ordusuna karşı ani baskınlar düzenlemişlerdir

Denizli ve havalisi, takriben 13. asrın ilk yıllarında Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 4 defa fethedilmiştir. Diğer bir rivayete göre, Laodikyalılar tarafından bir Türk kervanının soyulması üzerine, Selçuklu beylerinden Mehmet ve Servet beylerin komutasında bir Selçuklu ordu su, Laodikya ordusunu yenmiş ve haraç olarak bu bölgeyi antlaşma ile almıştır.

Diğer bir rivayet ise şudur 12.yy sonlarında Bizanslıların Burdura kadar ilerlemeleri üzerine konya Sultanı Osman ve Hüsamettin beyleri bu bölgeye göndermiştir. Osman Bey, Acıpayam Ovasını, Hüsamettin Bey de, Çal taraflarını zaptetmişlerdir. Denizli ve havalisinin Selçuklulara bağlı bir beylik halinde teşekkülü, Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, 1207 yılında olmuştur. 1209 yılında izniki başkent yapan Teodor Laskaris ile Selçukluların arası açılmıştır

Gıyaseddin Keyhüsrev, Laskaristen, Aleksiosun tahtına iadesini isteyince, iznik Devleti ile Selçuklular, Denizlinin, batısında Alaşehir ile Antiokya arasında savaşa tutuştular. ilk seferde savaşı kazanan Türkler yağmaya dalınca hücuma gecen Rum askerleri, Gıyasettin Keyhüsrevi şehit ettiler. Böylece savaşın sonunda galip gelen Bizanslılar, Batı Anadoluya bir süre hakim oldular. Selçuklular ile Bizanslılar arasında Denizli ve yöresi sınır olarak kaldı. Bugünkü Denizli şehri bu sıralarda kurulmaya başlamıştır.

ilk olarak Denizli Kalesi Abdullah oğlu Karasundur tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca bu devrede birçok cami, han ve çeşme de inşa edilmiştir. 13.yüzyıl başlarında Denizli ve havalisi yeni göçlerle ,Uç Bölgesi olarak önceden gelenlerle birlikte yoğun bir Türk topluluğu meydana getirdiler.

1257 yılında Denizliye gelen Bizans garnizonu, şehirdeki Türklerin çoğunluğu karsısında uzun sure kalamadı. Böylece 1259 yılında Denizli tekrar Türkmenlerin eline geçmiş oldu. Bu tarihlerde Denizli etrafında kümelenen Türkmenler, Hülagü Hana müracaat ederek bu bölge için kumandan istediler. Bu konuda ilhanlı Hükümdarı Hülagü de bir ferman çıkararak Kulsak isimli bir zâtı bu bölgeye göndermiştir. Bölgenin merkezi Asi Karaağaç diye bilinen Acıpayam yöresidir.

Söylentiye göre, bu bölgede yaşayan Türkmenlerin manevi Türk Lideri Yatağanbaba olması muhtemeldir. 1261 yılında bu yöredeki Türkmenler, Selçuklulara baş kaldırınca, Selçuklu Sultanı Ruknettin ile Moğollar anlaşarak Türkmenleri mağlup ettiler. Bu sırada birçok Türkmen Bizans sınırını geçerek yerleşmişlerdir. Konyadaki Cimri isyanının bastırılmasından sonra, II.Gıyaseddin Keyhüsrev kendisine yardım etmeyen, Karaağaç Bölgesi Komutanı Ali Beyi öldürtmüştür

Bundan sonra Denizli, Germiyanoğullarının eline geçer. Bir süre sonra, Konyaya karşı hareket yapılınca, Denizli havalisindeki Türkmenler, karaman, Eşref ve Menteşe Türkmenleriyle birlikte isyan çıkardılar. Bunun üzerine, ilhanlı Sultanı Keyh akü, 31 Ağustos 1291 de Türklerin üzerine yürüdü. Böylece, ilhanlı hakimiyeti bu bölgede başlamış oldu.

Bu tarihlerde Germiyanlılar, Alsıroğlunun kumandası nda, bugünkü Buldan olan Tripolisi zaptettiler1306. Böylece, Denizlinin Türkleştirilmesi tamamlanmış oldu. 14.yüz yılın ilk yıllarında Denizli arazisinin düzlük kısımlarına inançoğulları yerleşmişti. Kuzey doğusunda Germiyan Beyliği bulunuyordu. Sucaeddin Bey, bir ara bağımsızlık için hareket edince, öteden beri, Anadoluda kuvvetli bir birliğin kurulmasını istemeyen ilhanlı Hükümdarı Timur Tas, 1327 yılında Denizliye geldi. Sucaettin Bey ona itaat etti. Denizli 1366 da bir deprem ile harap olduğu sırada şehir, Germiyan hakimiyetine geçmiştir.

1391 yılında Yıldırım Bayezit, Denizliyi Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402 yılında Timur, ankara Savaşını kazandıktan sonra, Denizliye gelmiş, burada bir süre kaldıktan sonra, izmir yöresini fethe gitmiştir. 1403 yılının ilk aylarında tekrar Denizliye, dönerek çadır kurmuştur. Timur, bu bölgeyi Germiyanlılara bırakarak ayrılmıştır. 1411 yılında bir ara bu bölge Karamanoğullarının eline geçmişse de, 1429 yılında tekrar Osmanlılara bağlanmıştır.

Türkmen beylikleri 14. yüzyılın ilk yarısında Türkmenler parçalanmış bir halde bulunuyorlardı. Pek çok yerde bunların izleri kalmıştır.

Germiyanoğulları Beyliği Honazdan Buldan taraflarına kadar uzanan bir alanda kurulmuştur Hamitoğulları Beyliği Yören Dağı-Bozdoğanın doğusundaki saha Karaağaç mıntıkasına sahiptir.

Tavas Beyliği Babadağın güneyindeki araziyi, şimdiki Tavas ve Kale ilçelerinin sahalarını kaplamaktadır Tavas çevresine Türklerin yerleşmesi MS.l2.yüz yıllara rastlamaktadır. Kesin olmamakla birlikte 1071 Malazgirt savaşından sonra 1280-1290 yılları civarında Türklerin bölgeye geldikleri sanılmaktadır.

Genellikle gelenlerin Türkmenler olduğu, Selçukluların zayıflayıp yıkılması ile l300lü yıllarda Tavas Beyliğinin kurulduğu ve o zamanki Tavas Beyliğini ilyas Beyin yönettiği ve Mevlevi tarikatına girdikleri belirtilmektedir.

Tavas Beyliği Germiyan, Aydın, Hamit ve Menteşe oğulları Beyliği arasında tampon bir bölge olarak kurulmuştur. Denizlinin Germiyan oğullarına geçişi ile Tavas Beyliği l365 tarihinde Menteşe Beyliğine bağlanmıştır. Beylik önceleri Horasanlı Köyün den sonra da Hırka köyünden yönetilmiştir.

Denizli şehri, Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra, yaşantısına sakin bir şekilde devam etmiştir. 1702 – 1703 yıllarında vuku bulunan depremlerde, 12.000 kişi ölmüş, o zamanki Kale civarında bulunan şehir oturulamayacak hale gelmiştir. Bundan sonra şehir daha yukarıya, şimdiki merkezine doğru çekilmiştir.

Ladik Beyliği inanoğulları1261-1368 Laodikya şehrinin sürekli harpler depremlerle yıkılması üzerine halk Laodikyanın bağ ve bahçelerinin bulunduğu, bugünkü Denizliye gelip yerleşmişlerdir. Türkler Laodikya adını kısaltarak Ladik olarak kullanmıştır. Denizlinin ilk yöneticilerinden biri Seyfettin Karasungurdur. 30 yıllık valilik ve komutanlığı sırasında, Denizli Kalesini, Akhan Kervansarayını, birçok çeşme, camii, han ve hamamlar yaptırmıştır

Karasungurun, San Kuvvetlerine esir düşmesi üzerine, yerine Ladik ve Honaz emimi olarak Sahip Ataoğullarından Tabettin Hasan nasreddin Ali gönderilmiş. Bunların da Cimri isyanında öldürülmeleri üzerine, Ladik emirliğine Ali Bey gönderilmiştir. Böylece Sahip Ataoğullarının 1277 tarihine kadar Ladik ve Honaz emirliğinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Bölge, Sahip Ataoğullarından Ladik Germiyanogullarına geçmiştir. Fakat halkın Germiyanogullarından Ali Beyi, Giyaseddin II.Keyhusreve şik ayeti üzerine Ladik tekrar sahip Ataogullarına geçmiştir.

Sahip Atanın vezirlikten azledilmesi üzerine1288 Germiyanogulları Ladiki tekrar ele geçirmiştir. Ali Sirkin kızının oğlu Bedrettin Muradı Ladik emirliğine tayin etmiştir. Mollaya sinirlenen Selçuklu Sultani Ladike kuvvetli bir ordu göndermiş ve burası tekrar geri alınmıştır. BU tarihten sonra Sucaettin inanç Ladikte 50 yıla yakın beylik yapmış ve adaletli ve iyi idaresi sayesinde halk tarafından sevilmiştir.

Ölümünden sonra yerine gecen oğlu Murat aslan Bey de memleketi iyi idare etmiş, zamanında türkçe fatiha tefsiri yazılmış, 3 çeşit para basılmıştır. Bu paraların biri üzerinde Murat Beyin adi geçmektedir. Ibni Batıda Murat beyi Denizliye gelişinde bugünkü Devlet Hastanesinin bulunduğu tepedeki sarayında ziyaret etmiştir. Seyahatnamesinde bundan bahsetmektedir

Murat Beyin iktidara geçiş ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Hatta Murat Beyin mezarına bile rastlanmamıştır. Fakat hastane yakınındaki Murat dede mezarı, halk tarafından Murat Beye addedilmekte ve ziyaret edilmektedir. Buğun Denizlide, Murat Dede adıyla bir mahalle bulunduğundan, bazı kaynaklara göre bu mezar Ladik Beyliği ile ilgi derecesi tespit edilemeyen ve Hisar Savasında ölen Murat Beye aittir.

Murat Aslan Beyden sonra oğlu ıssak Bey yerine geçmiş kendi adına para bastırmış fakat 1402 de Timur Anadoluyu istila edince Denizlinin idaresi Germiyanoglu Y akıp Beye geri verilmiştir. Ankara Savasından sonra bütün Anadoluyu ele geçiren Timur, bir müddet sonra kütahya ve Altıntaştan geçip, Ladike gelmiş mevsimin sonbahar olması sebebiyle karargahını Denizlide kurarak askerlerini kışlaklara göndermiştir.

O vakitler Tonguzlu denen Denizlide askerlerin hastalanması sebebiyle, Timur karargahını havası ve suyu daha iyi olan Karcı ve Hisar Koyu sırtlarına çekmiş, Menteşeoglu Mehmet Bey ile isfendiyer Bey Timuru burada ziyaret ederek ona 1000 at hediye etmişlerdir. Timur bir sure Denizlide kaldıktan sonra, Serinhisar yoluyla Denizliden ayrılmıştır. Timurun Denizlideki kalış günlerinde Germiyanoglu Yakup Bey kendisini ziyaret etmiş, Kütahya ve Denizlinin idaresini üzerine almak için onu ikna etmiştir.

Ladikin Osmanlılara geçişi Ladik Germiyanoglu Süleyman Şah idaresinde iken, Osmanlı Devleti günden güne kuvvetlenip sınırlarını genişletiyorlardı. Süleyman Sah ergen Osmanlılar tarafından gelecek tehlikeyi sezerek, kendini emniyete almak için kızı Devlet hatunu, I.Muratın oğlu Şehzade Beyazıta vererek akrabalık kurmuştu 1381.

Kızına çeyiz olarak verdiği yerler arasında Ladik de vardı. Beyazıt Han Denizlide hamam ve bahçe satın almıştır. Ladik Ankara Savasına kadar 1402 Osmanlılarda kalmış, savaştan sonra Germiyanogullarının yeniden hakimiyetine giren Ladik, nihayet yerine geçecek kimsesi bulunmayan Germiyan Hükümdarı Yakup tarafından, II.Murata bir vasiyetname ve bütün Germeyen ülkesiyle birlikte verilmiştir 1428. Böylece Ladik kesin olarak Osm ali Devletine bağlanmıştır.

Ünlü gezgin Evliya Celebi Denizliye uğramış ve 300 yıl öncesinin Denizlisini söyle dile getirmiştir. Şehrin çevresinde pek çok akar sular ve goller bulunduğu için bu isim verilmiştir. Yoksa denizden 4 merhale uzaktadır. Kalesi düz yerde Dörtgen seklindedir. Hendeği yoktur. Çevresi 470 adimdir, 4 kapısı vardır.Kuzeyinde boyacılar, doğusunda semerciler, güneyinde Yeni Camii, batısında bağlar kapısı bulunur. Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler. Asil şehir kalenin dışında 44 mahalle ve 3600 evlidir. Büyüklü küçüklü 57 camii ve mahalle mescidi, 7 çocuk mektebi, 6 hamamı, 17 tekkesi vardır.

Herkes bağlarda oturduğundan ehil ve ayalleri birbirinden kaçmaz. Birbirleriyle akraba gibi olmuştur. halkı beyaz ve mavi feraceler giyer. Pamuğu, pamuk ipliği, beyaz ince sade bezli olup, Anadoluya sevk edilir. Halkın kazancı Beyaz Denizli Bezi dir

Ayrıca kontrol et

Lale Devri

Lale Devri Türkiye tarihinde Pasarofça Antlaşması ile Sultanikinci Ahmed Hanın tahttan indirilmesi (1730) arasındaki dönem. …