BİR yaz günü, Turhan’la ilhan kırlarda dolaşmaya çıkmışlardı. Bir tarlanın yanından geçerlerken, Turhan: «Şuraya bak!» diye bağırdı. «Tarlanın çitleri böğürtlen dolu! Hadi gel, toplayalım!»

Tarlaya daldılar. Üçgen biçiminde bir tarlaydı bu.

İlhan: «Nasıl paylaşacağız?» dedi. «Tarla dörtge biçimi olsaydı, iki kenarındaki böğürtlenleri sen toplardın, öbüründekileri de ben.»

Turhan tarlaya şöyle bir göz gezdirdi: Bir kenarı uzun, iki kenan kısa, yayvan bir üçgen biçimindeydi bu tarla. Aklına bir kurnazlık geldi.

— «Uzun çitteki böğürtlenler benim olsun, Öbür iki kenardakiler de senin.»

Aklınca, şöyle bir hesap yapmıştı: «Çitin uzun kenarındaki böğürtlenler iki kısa kenardakilerden daha çoktur besbelli.»
îlhan da, çitin iki kenarındaki böğürtlenler kendisine kalacağı için sevinmiş, kıs kıs gülüyordu.

Sonunda kim kazançlı çıktı, biliyor musunuz? İlhan kazançlı çıktı. Turhan çitin uzun kenarındaki böğürtlenlerin iki kısa kenardan daha çok olduğunu düşünmekle yanlışlık yapmıştı. Çünkü üçgenlerin özelliklerini bilmiyordu.