Uçakların nasıl uçtuğunu görmeden önce, bir uçağa etki yapan  kuvvetleri gözden geçirmek gerekir. Uçakları etkileyen kuvvetlerin başında yer çekimi gelir. Havaya atılan taşı yere düşüren yer çekimi, uçağı da aşağıya doğru çeker. Bu kuvveti yenmedikçe yani uçağa bu kuvvete ters yönde, ama daha büyük bir kuvvet uygulanmadıkça uçağın havada durması imkansızdır. Yer çekimi kuvveti, cisimlerin ağırlığıyla doğru orantılıdır. Ağır cisimler, hafif cisimlerden daha büyük bir kuvvetle aşağı doğru çekilir. Bu yüzden, büyük, dolayısıyla ağır uçakları havada tutmak için daha büyük bir kuvvet gerekir. Uçuş için gerekli ikinci kuvvet ise uçağı ileri doğru götüren kuvvettir. Bu kuvveti dönen pervane doğurur.

Pervanenin dönmesi uçağın önündeki havayı geriye doğru iter. O zaman uçağın önünde bir boşluk doğar. Uçak bu boşluğa kayar. Böylece uçak ilerlemiş olur. Uçağı ileri doğru götüren bu kuvvet pervanenin büyüklüğüne, biçimine dönme sayısına bağlıdır. Bu üç büyüklük değiştirilerek uçağı ileri götüren kuvvetin oranı değiştirilebilir. Pervanenin arkaya ittiği hava uçağın kanatlarına, gövdesine çarpar. Uçak kanatları hafifçe eğiktir. Bu sayede geriye itilen havanın büyük bir kısmı kanadın altına girer. Kanadın altındaki havanın basıncı artar, üstünde bulunan havanın basıncı ise alçalır. Böylece uçak yukarı kalkar. Uçakların havada durması, pervanenin dönmesine bağlıdır. Bir kaza sonunda pervane dönmezse uçak yere düşer. Çünkü o zaman uçağı havada tutan kuvvet yok olmuştur. Yalnız yer çekimi vardır. Uçak da yer çekimine uyarak düşer.